Yeşil Sahalarda Yiğido’nun Mücadelesi Trübünün ve Şehrin Birlik Ruhu

Sivas’ta spor, sadece doksan dakikalık bir müsabakadan ya da tabeladaki skordan ibaret değildir. Bu şehirde futbol; pazar günlerinin heyecanı, kahvehanelerin ana gündemi, sokaktaki gencin sevdası ve kırmızı-beyaz renklere gönül vermiş binlerce insanın ortak atan kalbidir.

Son dönemde hem kulüp yapısındaki değişimler hem de ligdeki mücadele süreci, Sivasspor’u ve Sivas spor kamuoyunu kritik bir eşikten geçiriyor. Bir yanda üst lig mücadelesi ve yeniden o eski parlak günlere dönme arzusu, diğer yanda ise takımın yaşadığı sakatlıklar ve daralan kadro derinliğinin getirdiği saha içi zorluklar… Özellikle savunmanın bel kemiği konumundaki isimlerin yaşadığı talihsiz sakatlıklar ve sahalardan uzak kalacak olması, teknik heyetin elini zorlaştırırken genç yeteneklerimizin üzerine düşen sorumluluğu bir kat daha artırıyor. Ancak tam da bu noktada, altyapıdan yetişen genç kardeşlerimizin formayı sırtlayıp sahada sergilediği azim, geleceğe dair umutlarımızı taze tutuyor.

Öte yandan, sporun sadece yeşil sahalardan ibaret olmadığını da unutmamak gerek. Sivas’ta salon sporlarından okul müsabakalarına, amatör liglerden gençlik turnuvalarına kadar dalga dalga yayılan bir hareketlilik var. Şehrin her köşesinde spora gönül veren gençlerimiz, imkân sağlandığında neleri başarabileceklerini her fırsatta kanıtlıyor. Kulübün mali yapısını sağlamlaştırmak adına atılan adımlar, yerel yönetimlerin spora sağladığı destekler ve gelir yaratıcı projeler de bu mücadelenin görünmeyen ama en hayati sütunlarını oluşturuyor.

Sivasspor, bu şehrin en büyük markası ve ortak paydasıdır. Zorlu deplasmanlar, kaçan galibiyetler veya yaşanan sakatlıklar bu gerçeği değiştirmez. Gün, kırgınlıkları bir kenara bırakıp tribünleri doldurma, saha içindeki her bir futbolcunun mücadelesine ses verme günüdür. Çünkü Sivaslı olmak; iyi günde de zor günde de o kırmızı-beyaz bayrağın altında birleşmeyi, “Yiğido” ruhunu sahaya ve sokaklara yansıtmayı gerektirir.

Önemli olan skordan ziyade sahadaki terin, tribündeki inancın ve şehirdeki birlikteliğin diri kalmasıdır. Unutmayalım ki, arkasında koca bir şehrin duası ve desteği olan hiçbir takım pes etmez.

Köşe Yazısı : Eren İhsan Bora

Bir yanıt yazın