Ekim ayının o kendine has, keskin ama berrak havası Sivas’ın üzerine çökerken, sokaklarda adımlayan her bir hemşehrimizin hissettiği ortak bir duygu var: Şehrimizin geleceğine dair duyulan heyecan ile bugünün getirdiği gündelik zorlukların çelişkisi.
Bugün Sivas’ta nereye dönseniz bir değişim ve dönüşüm havası hâkim. Bir yanda kent merkezinde ve mahallelerimizde aralıksız sürdürülen altyapı, yol ve kaldırım çalışmaları; diğer yanda Sivas Kalesi çevresindeki çevre düzenlemeleri ve tarihi dokunun ihyasına yönelik adımlar… Şüphesiz ki modern, ulaşılabilir ve estetik bir kent kimliğine kavuşmak her Sivaslının hakkı. Ancak sahadaki tabloya baktığımızda, kazılan yolların yarattığı trafik yoğunluğu, toz toprak içinde kalan esnafın durumu ve sürücülerin günlük yaşamda karşılaştığı sıkıntılar da yadsınamaz bir gerçek. Kentin altyapısını güçlendirmek elbette şart; fakat bu sancılı sürecin esnafımızın ve vatandaşımızın omuzundaki yükü en aza indirecek planlamalarla yürütülmesi de bir o kadar elzemdir.
Öte yandan, Sivas sadece şantiyelerden ve yol çalışmalarından ibaret değil. Şehrimizin turizm ve ticaret potansiyelini artırmaya yönelik vizyon projeleri—örneğin Valiliğimiz öncülüğünde yürütülen “Weekend Sivas” gibi hamleler—bu kentin sadece geçmişiyle değil, geleceğiyle de iddialı bir çekim merkezi olabileceğini gösteriyor. Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan Geminbeli Tüneli gibi kritik ulaştırma projelerinin tamamlanma aşamasına gelmesi, Sivas’ın bölgesel bir kilit nokta olma konumunu pekiştiriyor.
Ancak kalkınma ve yenilenme mücadelesi verirken kentin sosyal dokusunu, eğitimdeki 100 bini aşkın öğrencimizin güvenliğini ve yerel esnafın ekonomik nefes alanlarını göz ardı etmemek gerekiyor. Belediye gayrimenkul satışlarından toplu taşıma düzenlemelerine, TOKİ konutlarındaki altyapı ve aidat meselelerinden kırsaldaki asayiş ve yaşam koşullarına kadar her başlık, insanımızın doğrudan hayatına dokunuyor.
Sivas; taşıyla, tarihiyle, insanının vefası ve samimiyetiyle kadim bir şehirdir. Geçici zahmetler çekilir, kazılan yollar kapanır, asfaltlar dökülür; asıl mesele bu süreçte hemşehrilerimizin sesine kulak vermek, sokağın nabzını doğru tutmaktır. Bizler basında ve radyoda bu kentin sesi olmaya, aksayan yönleri nezaketle hatırlatıp güzel adımları takdir etmeye devam edeceğiz. Çünkü bu şehir hepimizin ve daha yaşanabilir bir Sivas, hepimizin ortak arzusudur.
Köşe yazısı : Eda Sinem Bora
